Etiketler

,

Şu sıralar minimalizmle yakından ilgileniyorum. Hem acaba bu minimalizm ne ola ki diye, hem de bir minimalist olabilmek için ben neler yapabilirim, araştırıyorum. Çünkü özellikle şunu fark ettim ki daha fazla eşyaya sahip olmak beni daha mutlu yapmıyor hatta tam tersine daha az eşyaya sahip olmak beni daha az endişeli, daha az meşgul dolayısı ile de daha huzurlu yapıyor. Yani mutluluğa giden yolda adım adım ilerliyorum adeta. :)))

Neyse konuyu kendimden kitaba getirecek olursam, işte kitabımız ile ilgili duygularım.

Bu alanda yazılmış Türkçe az kitap var. Daha önce yazdığım Sade bunlardan biri, dolayısı ile ister istemez çeviri olarak neler var diye bakıyorsunuz. Gördüm ki bu kitap da dışarıda da beğenilenlerden biri. Kitabı hemen sipariş ettim, aldım ama hemen okuyup bitiremedim. Çünkü kitap gerçekten dolu dolu bilgi, yorum, öneri içeriyor. Kendini çok az kere tekrar ediyor. Dolayısı ile okurken gerçekten sindirmek, anlamlandırmak ve aynı zamanda kendinize de bir yol haritası çizdiğiniz için, hatta aşka gelip direkt işbaşına geçtiğiniz için yavaş ilerliyor. Elinize alıp alıp bırakıyor, sonra neredeydi benim kitabım deyip tekrar alıyorsunuz. Altı çizilesi, tekrar okunası çoook yer var.

Sayfalar içinde içinde arada büyük puntolarla yazılmış yazarın anafikir tarzındaki kıymetli önerilerine rastlıyorsunuz. Örneğin,

“Ayırmayı neyi atacağınıza karar vermekten çok neyi tutacağınıza karar vermek olarak düşünürseniz, çok daha kolay bir şey haline gelir.”

Kitap dört ana bölümden oluşuyor. İlkinde bu işin felsefesinin ne olduğu anlatılıyor. İkincisinde yazarın kendi buluşu olan streamline ın ne olduğundan bahsediliyor. Üçüncü bölüm ise oda oda neler yapabileceğiniz ve size rehber olacak adımlardan bahsediliyor. Son bölüm ise bir tür kutlama adeta.

Benim bu konudaki deneyimlerim ise kısaca şöyle. Ben bu konuya burada da yazdığım Marie Kondo nun kitabı ile başladım. Oradan kendi gardrobumu sadeleştirdim, alışveriş mottolarımı geliştirdim (sadeleştirerek zenginleştirdim de diyebilirim), oradan da evin her odasını tek tek dolaştım. Eksiklerim var mı, evet hala almam gereken yol var. Örneğin kütüphaneme pek bulaşmadım, ya da kıyamadım. Ama gene de geldiğim yere baktığımda gerçekten bayağı bir yol aldım.

Başlarda bendeki bu değişimi ve çabayı eşime de bulaştırmaya çalıştım, ben çektikçe o kaçtı, zamanla hem bendeki hem de evdeki değişimi gördü, şimdi o bana teklif ediyor gel burayı toplayalım, şunu evden gönderelim diye. Oğlum zaten bence doğuştan minimalist. Sadece bir kot pantolonu, üç sweatshirt ü ve çokça tshirt ü var.

Ben hala alışverişi seviyorum ama artık paramı çok daha bilinçli harcıyorum. Aldıklarımın sonradan bende pişmanlık uyandırmasını değil tam tersine daha alırken yüzde yüz mutlu etmesini hedefliyorum.

Darısı tüm sevenlerin başına!

Bu arada kitabın kapağı oldukça sade ve eğer internetten bakarsanız sarı gibi duruyor ama oldukça açık bir turuncu.

Kitabı mı, alın ve hatta sevdiklerinize de hediye edin bence!